Zar Adam (The Dice Man)


5/7/2009 · Kategori: Kitap

Luke Rhinehart

Pegasus Yayınları / Edebiyat Dizisi


Gündelik hayatından monotonluğundan sıkılmış psikiyatrist Luke Rhinehart Manhattan’da eşi ve iki çocuğuyla yaşamaktadır.
Yapmak istediklerini ya da aklına gelen fikirleri bir kağıda yazarak bunların hangisini yapacağına zar atarak karar veren ilginç bir adamın hikayesi anlatılıyor.Kitapta bununla ilgili detaylı bir sürü örnek veriyor.
 Hem Batı hem de Doğu felsefelerinin hayatın anlamı alternatiflerinden tatminsizlik yaşayarak basit zar atışlarıyla kendi dinini oluşturarak hayatını sonsuza kadar değiştirir.
Rhinehart ve hastaları kısa zaman içinde ebedi kurtuluşlarının tek yolunun her şeyi zarların kararına bırakmak olduğuna inanmaya başlarlar. Luke, seks, uyuşturucu ve terapi hakkındaki zar atışlarıyla yeni dinini muhafazakar davranış ve ahlak çöküntüsünün esprili bir birleşimine dönüştürür. O bu düşünceyle kendi yaşantısını ve dünyayı değiştirmeyi amaçlamaktadır..

Amerikan psikoanalitik kültürünün fütursuz bir parodisi ve rahat okunan Zar Adam kitabı eğlenceli, mizahi, şok edici ve altüst edici…

“Hafızalardan silinmeyecek bir kitap. Çok zekice kurgulanmış.”
-Time Out-

“Olağanüstü eğlenceli. Gelecekte hayatınızı değiştirebilecek kışkırtıcı fikirlerle dolu, çok tehlikeli.”
-Forth Star, Telegram-

“Etkileyici bir şekilde yazılmış olağandışı bir roman. Ancak o tehlikeli bir roman olabilir.

Okuyucular gözlerinden yaş gelene kadar gülecekler.”
-David Slavitt-

“Çok sayıda eğlenceli öğenin olduğu bir cehennem. Rhinehart bir yazar olarak üstün bir performans sergilemiş.”
-New York Herald-

“Eğlenceli ve iyi yazılmış. Yalnızca ilk 30 sayfası çağdaş nihilizm düşüncesinin zekice bir özeti. Zarla yaşamın belirlenmesinin popüler olacağına kuşku yok.”
-Time-
(Tanıtım Bülteninden)


464 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 14 x 20 cm
ISBN : 9786055943394


Kapak Tasarımı : Yunus Bora Ülke

Editör : İbrahim Şener

Çeviri : Enver Günsel

Bilgisayar Uygulama : Meral Gök

 

Yorumlar fazla iddialı olmuş çok büyük beklentilerle okumayın.Örnekler çok uzun olduğundan canınız sıkılabilir.

inndustry

Yorum (yok) Yorum yaz!

Boyacının Penguenleri


20/5/2009 · Kategori: Kitap

Kategori: Doğan Kardeş
Yazar: Richard-Florence Atwater
Çevirmen: İlknur Özdemir
Resimleyen: Robert Lawson
Sayfa: 108
Ölçü: 13 x 19.5 cm
ISBN: 978-975-08-1603-1
YKY'de 1. Baskı: Nisan 2009

                                     


Günün birinde Güney Kutbu’ndan kocaman bir paket içinde size bir penguen gönderilse ne yapardınız? Belki de geri gönderirdiniz ya da hayvanat bahçesine hediye ederdiniz.
Ama Bay Popper öyle yapmadı. Ünlü kutup kâşiflerinden Kaptan Cook’un adını verdiği akıllı ve şirin penguenini öyle sevdi ki o rahat edebilsin diye buzdolabını boşaltıp içine bir yuva bile yaptı. Hatta evinin bodrumunda buz pisti kurdu. Kaptan Cook’tan sonra Greta katıldı aileye, arkasından da tam on minik yavru penguen geldi. Zaten zar zor geçinen Popper ailesi, bu on iki penguenin de katılmasıyla ne yaptı dersiniz? Çözümü buldular, hem de öyle bir çözüm ki penguenler başta olmak üzere Popperler’in adını Amerika’da duymayan kalmadı.

Eğer çocuklara hediye edecek bir kitap arıyorsanız düşünmeyin alın.Ben öyle yaptım.

TADIMLIK

BÖLÜM 1

Durgunsu Kasabası


Eylül sonlarında bir öğle sonrasıydı. Şirin bir kasaba olan Durgunsu’da boyacılık yapan Bay Popper, işini bitirmiş evine dönüyordu. Kovalarını, merdivenlerini ve kalaslarını da yanında taşıdığından yürürken epeyce güçlük çekiyordu. Orasına burasına boya ve kireç bulaşmıştı, saçlarına ve bıyıklarına da duvar kâğıdı parçaları yapışmıştı, pek de düzenli biri olduğu söylenemezdi doğrusu. Oyun oynayan çocuklar o geçerken başlarını kaldırıp gülümsediler, onu gören ev hanımları da, “Bakın bakın, boyacı Bay Popper geçiyor,” dediler. “Unutmayayım da John’a hatırlatayım, ilkbahar gelince evi bir güzel boyatsın.” Ama hiç kimse boyacının kafasından neler geçtiğini bilmiyordu, bilmek bir yana, günün birinde onun Durgunsu’nun en ünlü kişisi olacağını tahmin bile edemiyordu. Bay Popper hep hayal kurardı. Duvar kâğıtlarına yapıştırıcı sürerken olsun, insanların evlerinin dış yüzeylerini boyarken olsun, yaptığı işi unutur giderdi. Bir keresinde bir mutfağın üç duvarını yeşile, dördüncüsünü sarıya boyamıştı. Evin hanımı ise, öfkelenecek ve duvarları baştan boyatacak yerde öylesine hoşlanmıştı ki yapılan işten, duvarlara hiç dokunmamasını istemişti. Bu mutfağı gören öteki ev hanımları da duvarlara bayılmışlardı, çok geçmeden Durgunsu’da oturan herkesin evinin mutfağı böyle iki renkli olmuştu bile. Boyacının bu kadar dalgın olmasının nedeni, hep uzak ülkelerin hayalini kurmasıydı. Durgunsu’dan dışarı adımını atmamıştı. Mutsuz değildi kasabasında. Kendine ait küçük, güzel bir evi, çok sevdiği bir karısı, Janie ile Bill adında iki de çocuğu vardı. Yine de, eşimle tanışıp evlenmeden önce öteki ülkeleri şöyle bir gezip dolaşmış olsaydım hiç de fena olmazdı, diye düşünürdü sık sık. Hindistan’da kaplan avına çıkmamış, Himalayalar’ın doruğuna tırmanmamış, Güney’deki denizlerde inci çıkarmak üzere derin sulara dalmamıştı. Daha da önemlisi, kutupları hiç görmemişti. En çok da bunun eksikliğini duyuyordu. Buzlarla ve karlarla kaplı o bembeyaz, pırıl pırıl düzlükleri hiç görmemişti. Durgunsu’da bir boyacı olmaktansa bir bilgin olabilmeyi ne kadar da isterdi, eğer öyle olsaydı, kutuplara yapılan keşif gezilerine katılabilirdi. Kendisi gidemediği için, tek yapabildiği şey, durmadan oraları düşünmekti. Kasabaya ne zaman kutuplarla ilgili bir film geldiğini duysa, bilet gişesinin önüne ilk koşan bizim boyacı olurdu ve çoğunlukla da filmi üç kez arka arkaya izlerdi. Kasabanın kitaplığına ne zaman Güney ya da Kuzey Kutbu’yla ilgili bir kitap gelse, kitabı okumak için alan ilk kişi de Bay Popper olurdu. Aslında kutup kâşifleri hakkında öyle çok şey okumuştu ki, onların adlarını teker teker sayabilir ve her birinin yaptıklarını sıralayabilirdi. Bu konuda tam bir uzman sayılırdı. Akşamları bu iş için en uygun zamandı. O zaman küçük evinde koltuğuna gömülebilir ve dünyanın kuzeyindeki ve güneyindeki o buz gibi soğuk bölgeler hakkında yazılanları okuyabilirdi. Okurken de Janie ile Bill’in geçen yılbaşında hediye ettikleri küçük küreyi alıp okuduğu bölgenin bulunduğu yeri arayıp bulabilirdi. Şimdi de, sokaklarda yürürken, hem akşam olduğu hem de eylül ayının sonu geldiği için büyük bir mutluluk duyuyordu. Proudfoot Caddesi, 432 numaradaki küçük evine varınca kapıyı açıp içeri girdi. Kovalarını, merdivenlerini ve kalaslarını yere bırakıp Bayan Popper’i öperken, “İşte böyle tatlım,” dedi, “boya mevsimi sona erdi. Durgunsu’da ne kadar mutfak varsa boyadım, Elm Sokağı’ndaki yeni apartmanın bütün dairelerindeki bütün odaların duvarlarını kâğıt kapladım. İlkbahara kadar bir işim kalmadı, ilkbahar gelince insanlar evlerini boyatacaklar.” Bayan Popper içini çekti. “Bazen ilkbahardan sonbahara kadar süren bir iş yerine, bütün yıl kesintisiz süren bir işte çalışsaydın diye düşünüyorum,” dedi. “Ara sıra tatil yapıp evde kalman hoşuma gidiyor elbette, ama bütün gün oturup kitap okuyan bir adamın yanında temizlik yapmak pek kolay olmuyor doğrusu.” “İstersen bütün evi boyayayım canım.” “Aman aman, sakın” dedi Bayan Popper, “geçen yıl yapacak başka bir iş bulamadığından banyoyu tam dört kez boyamıştın, bence bu kadarı yeter. Ama asıl canımı sıkan şey, para konusu. Biraz para biriktirdim, daha önceki kışlarda olduğu gibi yine idare edebiliriz sanıyorum. Ama artık pirzola filan yemek yok, dondurma da, pazar günleri bile.” Oyun oynamaktan dönen Janie ile Bill bunu duyunca, “Yoksa her gün kuru fasulye mi yiyeceğiz?” diye sordular. “Herhalde öyle olacak,” dedi Bayan Popper. “Haydi gidip ellerinizi yıkayın, yemek yiyeceğiz. Sen de babamız, şu pis boyaları kaldır, nasıl olsa daha uzunca bir süre onlara ihtiyacın olmayacak.”

Yorum (yok) Yorum yaz!

Necronomicon Nedir?


1/4/2009 · Kategori: Kitap

"Arabın Kitabı" , "Ölülerin Çağrı Kitabı" ,"Ölü
İsimlerin Kitabı" , "Çıldırtan Kitap" gibi birçok isim takılmış olan
mistik bir kitap bu.Yazarının adı El Hazret ya da El Azif.Şamlı bir
arap kendisi. Gerçek bir büyü kitabı Necronomicon. Bazılarına göre hiç
var olmadığı , birileri tarafından insanları korkutmak için
uydurulduğu ; bazılarına göre ise var olduğu fakat yerini kimsenin
bilmediği bir kitap bu.

Yedi cilt ve 900 sayfanın üzerinde olduğu söyleniyor.M.S. 700 yılında
Şam'da yazıldığı biliniyor.Kitap içinde El Hazret hakkında da bilgi
var .Zaten kendisi hakkında bilgileri de buradan elde ediyoruz.
İskenderiye'den Pencap'a kadar dolaşmış.Çok okurmuş.Onlarca dil
konuşup öğrencilerine gezip dolaştığı yerleri anlatırmış. Metodları
Heredot'u hatta Bruno'yu anımsatırmış.Nostrodamus'un ünlü "Yüzlükler"
inin ilk iki dörtlüğünde anlattığı metodunun kaynağı uzmanlara göre
Necronomicon'dan alınmış.

1.Geceyarısı, gizli odamda yalnız çalışırken,
otururum üç ayaklı prinç sehpada, küçük bir ışık insansız yerden
düşüncemi aydınlatır.
talihimin boş yere olduğuna inanmıyorum.

2.asa ellerimin arasında , konuşulur branches ortamında,
su hareketleniyor, lımbe , eteğinden ayağa,
bir büyük korku , içten bir ses , farklı bir titreme,
ilahi ışık , kutsal haber artık yanındadır.

Majikal kehanet için çağdaş araştırmacılar bilincin açılması ve güncel
etkilerden kurtulmak için uyuşturucu kullanıldığını
belirtiyorlar.Bunun bir formülü de ele geçirilmiş.(Yazı için kaynak
topladığım yerde bu uyuşturucu maddeler verilmiş ama ben burada
bunlara yer vermiyorum.)Kısacası Necronomicon bu yönden geleceği
görmenin yollarını da anlatıyor.Belki bu sayede Nostradamus geleceği
görebilmiştir.El Hazet'e "Çılgın Arap" da denirmiş bunun nedeni onun
geleceği görmesi ve artık yaşadığı çağa uyum sağlayamaması
gösteriliyor.

Yunanlı Platonist filozof Proclus (MS 410-485) , astronomi , felsefe ,
matematik , metafizik uzmanıydı ve kullandığı büyü yöntemleriyle
Hekata adlı mitolojik tanrıyı görebildiğini yazıyordu. Proclus eski
Mısır ve Kalde gizem öğretilerinden yararlanmıştı ve Proclus'un
yazılarının tamamen El Hazret'in eline geçtiği ve Necronomicon'da
bunları da yazdığı söylenmekte.

İşin ilginç yanı hiçbir arap kaynağında Necronomicon adı
geçmiyor.Araştırmacı tarihçi İdris Şah kitabı Hindistan'da Deobound
Mısır El Azhar ve Mekke'de kitabı araştırmış fakat başarılı olamamış.
1487 tarihli Latince bir belgede Dominikan Rahip Olaus Wormius
imzasıyla engizisyonun ölümcül ismi Kara Papaz Torquenmada'nın
İspanyol Yahudilerine zulmederken;Necronomicon'u ele geçirdiği ve
İtalyanca'ya çevirttiği belirtiliyor.Wormius'a göre kitap son derece
tehlikeli ve okuyan insanı etkisi altına alıyor.İçindeki bazı
bölümlerin de Tevrat'ın Yaradılış Bölümü'ndeki gizli şifreli
bölümlerin açıklamaların bulunduğu ve bunları anlamanın sonucunda da
insanı çıldırtacağı belirtiliyor.Wormius , kitbın bir kopyasıonı ele
geçirmiş olmalı ki Spanheim Başrahibi Johann Trithein'a yollamış.
Wormius kitap hakkında şöyle diyor "Çeviriyi yaktım , bu Tanrı'ya
küfürdü , gerçekler çok fazla ortaya çıkıyordu insanlar buna hazır
değiller daha çok zaman gerekiyor..." Ama başka kaynaklar kitabın yok
olmayıp Vatikan'a yollandığını yazıyor.1586'da Wormius'a ait kopya
Prag'da ortaya çıktı.Ünlü İngiliz majisyeni ve büyücüsü Dr.John Dee ve
asistanı Edward Kelly bu kez Necronomicon'u ele
geçirdiler.Söylendiğine göre Kelly ve Dee "Necronomancy" denen
ölüleri kaldırma ayinlerine o zaman başladılar.Ama bir bomba daha
vardı kitabta simya yoluyla altın yapma yöntemleri de yazıyordu.
Dr. Dee Necronomicon'u İngilizce'ye çevirip Manchester'de Christ's
College'e bıraktı.Sonra büyük kolleksiyoncu.Elias Ashmole eliyle
Oxford'da Bodleian Library'de yer aldı.Şu anda Britsih Museum'da
Necronomicon'un bir kopyasının bulunduğu kayıtlarında yer alıyor.
Peki bu kitabın içinde neler var.

Tufan öncesiyle ilgili inanılmaz gerçekler var.El Hazret kaybolmuş
geçmişin içyüzünü anlatırken, Tevrat'taki "Yaradılış" bölümüyle ,
mitolojik kaynaklar arasında kesin benzerlikler vardır. Tevrat bunları
gizlemekte , bugüne kadar yapılan çeviriler aslında kutsal kitabtan
çok farklıdır.Geniş ayrıntılarla geçmişin ve dinlerin kaynağının
içtüzü ve planlanması anlatılıyor.

İnsan ırkı, düğnyadan önce başka bir yerde idi.Buna başka kürelerden
gelme deniyor. Neo-Platonist inançlara göre anlatılan dünya benzeri
yıldızlarda kendilerine özgü yaşam formları bulunmaktadır.Bu yaşam
biçimleri kozmik hiyerarşinin evrim çizgisiyle belirlenir.
Özel zamanların belirlenmesiyle ve özel semboller kullanılarak,
eskilerle ilişki kurulabilir ve onlardan istenilen kozmik bilgiler
alınabilir, o zaman geçmişe ve geleceğe hakim olmak mümkündür ama bu
tehlikeli bir yoldur çünkü insan taşıyabileceği bilgiyi edinebilmeli
ve bunun farkında olmalıdır.Ve halk bunları bilmemelidir.


Dünyayı zaman zaman pozitif zaman zaman negatif güç alanları etkisi
altına almaktadır.Bu güç alanı bilinçlidir ve Şeytan tanımı aslında bu
negatif güç alanı ile ilgilidir.Fakat bu güç alanını besleyen gene
insandır.

İnsan ırkını bu gezegende dölleyen güçler bizleri sürekli olarak
gözlemektedir.Eğer onların planını temelden bozacak bir eyleme
giriştiğimiz anda, müdahale edeceklerdir ve bu müdahale Eskilerin
Eskisi denen akılalmaz bir güç boyutunda gerçekleşecektir.
Necronomicon'un bilinen kopyaları kayıp görünüyor.Bazı kaynaklar Adolf
Hitler'in okkült ilgisi sonucunda kitabın bir kopyasını ele
geçirdiğini belirtiyorlar ama sonrası bilinen bir şey Fühler'in sonu
efsaneye göre Necronomicon'dan yararlanmışa benzemiyor.Dee'nin Bodlein
Müzesindeki çevirisi 1934'den sonra yok oldu.Belkide Hitler'e giden
kopya oydu.British Museum önceleri çalınmalardan söz ediyordu ama
bunun doğru olmadığı anlaşıldı Wormius baskısı oradaydı ama nedense
kataloglardan silindi ve yeraltı depolarına kaldırıldı.

Hatta bir iddiaya göre değerli eşyalar klasmanına alınarak 1940'larda
Kraliyet Mücevherleriyle beraber Galler'de özel bir şatoya
saklanmıştı.Sonra tüm dünya kitaplıkları Necronomicon ile ilgili
kaynakları ve belki de kopyaları saklamak için söz birliği ettiler.


Necronomicon'un çıldırtması sanıldığı gibi değil bildiğimiz
inandığımız herşeyi reddetmesi ve gerçeklerin çok farklı ve belki de
çok acımasız olması yüzünden okuyanlar şoka giriyor...
daha detaylı bilgi: http://www.ping.de/sites/systemcoder/necro/antifaq/antifaq.htm

What is the Necronomicon?

The Sigellum Dei Aemeth

The Necronomicon of Alhazred, (literally: "Book of Dead Names") is not, as is popularly believed, a grimoire, or sorcerer's spell-book. It was conceived as a history, and hence "a book of things now dead and gone". An alternative derivation of the word Necronomicon gives as its meaning "the book of the customs of the dead", but again this is consistent with the book's original conception as a history, not as a work of necromancy.

The author of the book shared with Madame Blavatsky a magpie-like tendency to garner and stitch together fact, rumour, speculation, and complete balderdash, and the result is a vast and almost unreadable compendium of near-nonsense which bears more than a superficial resemblance to Blavatsky's The Secret Doctrine.

In times past the book has been referred to guardedly as Al Azif , and also The Book of the Arab. Azif is a word the Arabs use to refer to nocturnal insects, but it is also a reference to the howling of demons (Djinn). The Necronomicon was written in seven volumes, and runs to over 900 pages in the Latin edition.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Kitap Önerileri


26/4/2008 · Kategori: Kitap

Bu aralar çok kitap okuyan birisi değilim ama size okuduğum kitaplardan, pişman olmayacağınız ve vakit harcamaya değer kitapları listeliyorum.

Nutuk ve Şu Çılgın Türkler önermeme gerek olmayan herkesin mutlaka okuması gereken kitaplardır zaten.

 

Klasikler ve Diğerleri

 

Sefiller ---- Victor Hugo

Suç ve Ceza ----Dostoyevski

Vadideki Zambak----Honore de Balzac

ANA----Maksim Gorki

Büyük Umutlar----Charles Dickens

Bir Delinin Hatıra Defteri----Gogol

Yaşlı Adam ve Deniz----Hemingway Ayrıca filmi de güzeldir.

Fareler ve İnsanlar----John Steinback

Peyami Safa gelişmiş batı kültürü ve kendi kültürümüz arasındaki olayları ve bu yozlaşma dönemi hakkında hikayeleri anlatır kitaplarında. Fatih Harbiye, 9. Hariciye Koğuşu, Sözde Kızlar güzel romanlarındandır.

İki Yabancı----Albert Camus

Yaslı Kar -----Henri Troyat

Bir Çift Yürek----Marlo Morgan
Amerikalı bir kadının Avustralya'da Aborijinlerle yaşadığı ruhsal yolculuğun öyküsü. Macerasının ilk gününden itibaren bu zorlu yolculuğun fiziksel zorluklarıyla mücadele etmek zorunda kalır. Karşılaştığı her zorlukla birlikte kendine yeni şeyler katar.
Büyücüler Kralı ----Wilbur Smith Türkçeye çevrilmiş Altın Kitaplar
Mısır tarihiyle ilgili bir kitap. Taita adlı büyücü ve Nefer (firavun) in  firavunluk mücadelesini konu alıyor.
Stephen King----Karanlık Öyküler ve Hayvan Mezarlığı hoşuma giden kitaplarındandır.
Bütün Kaleler Zaptedilmedi---- Atilla İlhan----Atilla İlhan'ın, Hulki Cevizoğlu ile ölmeden önceki katıldığı programdaki konuşmaları içerir.  
Şimdi yaşasa aynı şeyi dermiydi bilmiyorum.  
Ivan Ilyiç'in Ölümü----Tolstoy

Aklıma gelenleri eklemeye devam ediceğim.


 

İş ve Kişisel Gelişim

Balanced Scorecard----Robert S.Kaplan çeviri Sistem Yayıncılık

Hakan Yaman/ A.Şerif İzgören----Eyvah!İş Görüşmesi Epsilon Yayınları

Finansçı Olmayanlar için Finans----Dr.Hakan Özerol Elma Yayınevi

 

Yorum (yok) Yorum yaz!


Link Ekle EkleBunu RSS Ekle Butonu iyi bloglar

SiteEkle.Web.Tr

Erken Rezervasyon Dizin