Ankara’nın göbeğinde boş duran… KIZILAY BİNASININ DÜ
14/6/2009 · Kategori: Önemli Konular
| 26 Mayıs 2009 |
Ankara’nın merkezi dendiği zaman şu anda şaşırmadan herkesin ortak bir kanısı vardır. Bu merkez Kızılay’dır. Kızılay Meydanı dediğimiz büyük taşıt ve yaya kavşağıdır.
Ankara’nın kent merkezi olan Kızılay Meydanında bulunan ve 1979′da yıkılan Kızılay Binası geniş bahçe içinde, zamanında da meydana ismini veren bir binaydı. Bu üç katlı olarak inşa edilmiş ve başkentin simgelerinden biri olan Kızılay binası, üstelik 1930 öncesi yapılmış tüm binalar gibi “tarihi eser” olarak tescilliydi. Ama Yüksek Anıtlar Kurulu’nun ( bazılarına göre çoğunluk olmadan…) yaptığı bir toplantıda apar topar “Tarihi eser değildir” kararı çıkarıldığını ve binanın kısa sürede yerle bir edildiğini öğreniyoruz.

Bu defa “gözlem” başlığımızda ele almaya çalışacağımız konu Kızılay Binası. Yukarıda apar topar yıkıldığını söylediğimiz binanın yerine yapılan “Kızılay Rant Tesisleri” binasının, başka bir değişle şimdi orada boş duran Kızılay binasının hikayesine başlıyoruz…
Kentin yaklaşık seksenbeş yıl kadar öce başlayan hikayesi aslında Cumhuriyet Döneminin güncesi sayılabilir. Bu günce içinde “Yenişehir” Ulus Eski Kent Merkezine alternatif olarak yaratılan “modern Ankara” nın öncülüdür. Kızılay ve çevresi ise bu öncülün tam göbeğinde yer alır. “Tüm kentsel mekanlar geçmişten kopuşu yansıtmak, güne tanıklık etmek ve geleceğe aktarılmak üzere inşa edilmişlerdir. Ankara’da, bozkır toprağında, geçmişten kopmuş, geçmişe dair izleri barındırmayacak yeni bir yaşam, yeni bir toplumsallık, yeni bir gelecek tasarlanmıştır. Meydan bu yeniliğin, ilk tanığı ve yeni mekansal kurgusuna bir örnektir. Geçen zaman içinde meydanın ‘yeni olma’ durumu tüm kent gibi değişip dönüşmüştür.” Nur Çağlar, Kentsel Mekanın Dönüşüm Öyküsü
Nereden bakarsanız yazıklanacağınız, kurumlar arası diyalog bozukluğu mu denir, bürokratik tabakaların çözümsüzlüğü mü denir, iş bilmezlik ve kaynakların savurganca kullanılması diye mi tabir edilir; ne denirse densin bir başkentin hem de en mühim yerinde kullanılmayan devasa bir binanın hüznü Kızılay meydanına, oradan kaldırımlara ve oradan da daha iç sokaklara yayılmakta, kentte yaşayanlar her oradan geçişlerinde dalga dalga bu hüznü üstlerine almaktadırlar.

Üstelik 1980 başlarında “Kızılay Rant Tesisleri Mimari Proje Yarışması” o günlerin en önemli yarışmalarından ve projelerinden biridir. Proje yarışması ve sonuçları mimarlık ortamında konuşulmuş, yer tutmuştur. Üstelik o yıllarda “rant tesisleri” gibi tanımlamaların henüz ayıplanmadığını, her lafın sonunda küfür mahiyetinde kullanılmadığını düşünürsek…
Ve geliyoruz bugünlere. Çatısında büyük bir amblemin yer aldığı sarı üç katlı Kızılay Binası çoktan yıkıldı ve yerine dev bir çarşı merkezi yapıldı. Artık bahçesinde Kızılay maden suyu içilerek serinlenen küçük büfeyi göremiyoruz. Kızılay binası, önündeki bahçesi, küçük havuzu, maden sodası otuz sene öncenin anısıdır sadece.

Eski Kızılay binasından Güvenpark - Bakanlıklar görünüşü
BİNANIN BUGÜNKÜ ALGISI
Yapının bugün kullanılmıyor ve işlevsiz büyük bir kütlenin şehrin en işlek noktayı tutuyor olmasından dolayı Ankara’da binayla ilgili ağırlıklı eğilimin olumsuz olduğu söylenebilir. Sade vatandaş bu konuda her zaman olduğu gibi çaresiz, bu boşluğu, boş vermişliği vaka-i adiye den kabul ediyor.
KAYNAK:
http://www.mimdap.org/w/?p=19848
Bu önemli bilgi için Mimdap'a sonsuz teşekkürler.Ankara'nın simgelerinin,tarihinin Ankara'nın nasıl yok edildiğini görüyorsunuz.Yapay parklardan önce kentin tarihinin öne çıkarılması gerekir.Kızılay'ın en güzel yerine bu büyüklükte yapı inşa edildi.Binaya baktığınızda çok rahatsız edici duruyor.Araya sıkışmış, estetikten uzak bir görünüm. Madem yapıldı kullanılsın kullanılmadan eskiyecek.Ülkemizde belediyeleri araştırırsak daha bunun gibi birçok olay rahatlıkla bulabilirsiniz.Kaynaklarımızın israf edilmesi çok acı bu kadar zengin bir ülke miyiz?
Eren Ünal
0 yorum yazılmıştır
